Hicaz Demiryollarına Tarihsel Bir Bakış 

Osmanlı Devletini’nde demiryolu inşasına dair ilk teklifler, Avrupa’da modern anlamda demiryollarının ortaya çıkmaya başladığı 1830 tarihinden kısa bir süre sonra, İngiliz şirketleri tarafından yapılmaya başlanmıştır. Bu çerçevedeki Hicaz Demiryolu Projesi teklifi, birçok sebepten dolayı ertelenmiştir. 
Hicaz Bölgesi’ne bir demiryolu yapılması fikri ilk olarak Amerikalı mühendis Dr. Zimpel tarafından 1864 yılında ortaya atılmıştır. 1891’de Hicaz Komutanı Osman Nuri Paşa, Cidde’den Mekke’ye kadar döşenecek bir şimendifer hattının bölge için önemi hakkında Padişaha bir mektup göndermişti. Ancak bu konuda en önemli çalışma, zamanın Cidde Evkaf Müdürü olan ‘Arap İzzet Paşa’ lakaplı Ahmet İzzet Efendi’ye aitti.
İzzet Efendi 1891 yılında sunduğu layihasında, Şam’dan Medine’ye kadar getirilecek bir demiyolunun Hicaz’a yönelik dış saldırılar ile bölgede çıkabilecek iç isyanlara karşı önemli bir savunma vasıtası olacağını, aynı zamanda da Hac ibadetini büyük ölçüde kolaylaştıracağını yazmaktaydı. Padişahın ilgisini çeken bu teklif, incelenmek üzere Komisyon-ı Askeri üyesi Korgeneral Mehmed Şakir Paşa’ya havale edilmiş, Paşa kendisine gönderilen layihayı yalnız tedkik etmekle kalmamış, demiryolu hattının fizibilitesini de çıkararak, güzergâhı gösterir bir harita ile birlikte padişaha geri sunmuştu.
II. Abdülhamid, Almanlarla Bağdat Hattı görüşmelerinin devam ettiği sıralarda, çok uzun zamandan beri üzerinde düşündüğünü söyleyerek Hicaz Demiryolu projesini gündeme getirmiştir. 1 Eylül 1900’de demiryolunun yapımına başlanmıştır5. Bağdat demiryolu hattının devamı niteliğinde olan Hicaz Demiryolu İstanbul’u, Şam üzerinden Mekke ve Medine’ye bağlayacaktı. Proje, Hicaz ve Yemen’de Osmanlı’yı güçlendirecek, askerler bölgeye güvenli biçimde gönderilebilecekti. Fakat bu proje, İngilizleri rahatsız etti. İngilizler, Arap kabilelerini projeye karşı kışkırttı. İngilizlerin tüm çabasına karşın Hicaz Demiryolu, 30 Ağustos 1908’de hizmete girdi. Bu arada bu kitapta Hicaz Demiryolu’nun sadece Suudi Arabistan’daki kısmının ele alınacağı belirtilmelidir.
Resim 1.1: Zat El-hac Tren İstasyoununa bakış, 2010.
Hicaz Demiryolu’nun Maliyeti
  
Suriyeli bir Arap ve Sultan’ın özel sekreteri olan Arap İzzet Paşa’nın Demiryolu yapımı için madalya bastırılarak tüm İslam dünyasından yardım toplama talebi kabul edilmiştir. II. Abdülhamid Han, 50 bin lira ödeyerek yardımda bulunanlar listesinin en başında yeralmıştır. Bütün Müslüman ülkelerden ve özellikle Hindistan Müslümanlarından, İran, Tunus, Cezayir ve Rusya Müslümanlarından, Doğu Türkistan, Sumatra, Java ve Malezya’dan büyük yardımlar gelmiş, Afganistan Sultan Amir Han da en yüksek yardımı yapan kişiler arasında yeralmıştı.
1 Mayıs 1900’de irâdesi çıkarılan proje için başta halifenin kendisi 2.5 milyon altın bağışlamak üzere, devletin tüm sivil ve askeri memurları, aylıklarının %10’unu (harik ianesi) vermişlerdi. Bu iş için halktan kurban derisi toplanmış, posta pulları, damga kâğıtları, ilmühaberler ve madalyalar bastırılmıştı. Müslümanlar arasında örnek bir dayanışma örneği olarak, Mısır Hidivi, İran Şahı, Haydarabat Nizamı, Okyanus adalarındaki müslümanlar, özellikle bugünkü Pakistanı oluşturan Hint müslümanları, Afganistan, Fas, Muskat, Kırım olmak üzere bütün dünya müslümanları büyük çapta maddi bağışlarda bulunmuşlardır. Sadece İslâm dünyasınca yapılan bu yardımlar, “Hicaz Şimendifer Hattı İanesi”nde toplanmıştı. Böylece Hicaz Demiryolu’nun tahmini maliyeti 4 milyon lira olarak hesaplanmıştı.
   
 Resim 1.2: Hicaz çölünde bir deve.  Resim 1.3: madalyaların resimleri.
Hicaz Demiryolu’nun Hedefleri
II. Abdülhamid Han’ın en önemli hizmetlerinden birisi, Hicaz demiryolu olmuştur. Bu proje ile Şam ile Medine ve Mekke şehirleri birbirine bağlanacaktı. Bu yol ile Hicaz ve Yemen’de Sultan’ın otoritesi kuvvetlenecek, Mısır’daki nüfûzu artıcaktı. Demiryolu ile Hicaz ve Yemen’e askerlerimiz emniyet içinde sevketmek mümkün olacak, hac farizasının yerine getirilmesi kolaylaşacak, az da olsa geçtiği yerlerin ziraat ve ticareti canlanacaktı. Hicaz Demiryolu, askeri ağırlıklı bir hat olması sebebiyle bölgede en çok İngiltere’yi tehdit ettiği için, İngilizler, demiryolunun yapılmasını istemiyordu. İngilizler projeyi sabote etmek için, Arab kabileleri arasında, eski anane ve adetlerin bozulacağı, her sene hazineden aldıkları avaitin (gelir, irat) kesileceği, deve ve at kervanlarının ortadan kalkacağı gibi propagandalar yapıyorlardı. Üstelik Şeyhlere bol para, hediye ve silah dağıtarak onları demiryolu inşaatı aleyhine tahrik ediyorlardı.

   Resim 1.4: Hicaz demiryolunun inşası.

Hicaz Demiryolu’nun İnşa Aşamaları
 

Hicaz Demiryolunun inşası, 1 Eylül 1900 tarihinde yapılan resmi bir törenden sonra fiilen başladı. İnşaatın güvenliği için aynı yıl İstanbul’da ilk kez iki taburluk bir demiryolu askerliği sınıfı açıldı. 161 km’lik Hayfa istasyonuyla birlikte toplam uzunluğu 1464 km olan bu yolun 1300 km’lik Şam-Medine arasına öncelik tanınmıştır.
30 Ağustos 1908‘de Hicaz demiryolu faaliyete geçti. Artık İstanbul‘dan kalkan tren, Medine-i Münevvere‘ye kadar ulaşabiliyordu. İlk tren, İstanbul‘dan gelen misafirlerle birlikte 27 Ağustos Perşembe günü, Şam şehrinden Medine istikametine hareket etmişti. Trende, devlet adamlarından müteşekkil kalabalık bir heyetten başka, yerli ve yabancı pek çok gazeteci de bulunuyordu. Özel trenin bir büyük salon-vagonu, bir lokantası, bir cami vagonu ve üç yolcu vagonu vardı. Hız, o zaman için mükemmel sayılabilecek olan 40-60 km/saat arasındaydı. Tren yalnızca iki şey için duruyordu. İkmal ve namaz...Çöl kumları üzerinde cemaatle namaz kılınırken, ikmal için develerle su getiriliyordu. Tren 30 Ağustos Pazar günü öğleden sonra saat iki sularında Medine-i Münevvere’ye vardı. 
Açılışından sekiz yıl sonra 1916’da bu hatlar, İngiliz casusu Thomas Edward Lawrance’in örgütlediği Araplar tarafından, Maan-Medine arasındaki 680 km’lik kısmı bombalanarak tahrip edilmiştir. Ayrıca hatlar I. Dünya Savaşı’nda da büyük tahribata uğramıştır.
 Resim 1.5:
Tabuk tren istasyonuna bakış, 2010

Hicaz Demiryolu Üzerindeki Osmanlı Eserleri Hicaz Demiryolunun inşası sırasında toplam 2666 adet kargir köprü ve menfez, yedi demir köprü, dokuz tünel ve çok sayıda değişik amaçlı binalar yapılmıştır. Osmanlı devrinde sadece Hicaz bölgesinde 10 mescid, 17 medrese, 12 kütüphane, 8 tekke, 932 dükkân, 4 han, 2 hamam ve birçok misafirhane yapılmıştır. Bu eserlerin inşasındaki temel amaç, hacıların ve bölge halkının bunlardan istifadesi olmuştur. Yalnız bu eserlerin büyük kısmı ve özellikle Medine’deki eserler zamanla yıkılmıştır. Tüm bu yapılan hizmetler arasında Abdülmecid Han döneminde Mescid-i Nebevi’nin genişletilmesi, II. Abdülhamid Han devrinde ise Hicaz Demiryolu’nun inşası öne çıkmıştır. Bu arada bazı Osmanlı eserlerinin, Hicaz Demiryolunun inşa tarihinden önce yapıldığı da belirtilmelidir; bunlar arasında özellikle kaleleri sayabiliriz. Yine de kalelerin çoğu Hicaz Demiyolunun yapımı sırasında inşaa edilmiştir ki, bu eserler Osmanlı Döneminde ve özellikle 19. y.y.’da restore edilmişlerdir. Hicaz Demiyolunun etrafında inşaa edilen bu tarz binalardan bizler 56 tane tespit edebildik. Bu eserlerin başında, tren istasyonları, 3 büyük bakım ünitesi, Tabuk, Medayin Salih ve Medine bakım ünitesi gibi eserler gelmektedir. Bunun dışında Han ve kaleler de bulunmaktadır. Bu eserlerin büyük bir kısmı bakımsızdır, bazı eserler az da olsa onarılmış ve de şimdi müze olarak kullanılmaktadır. Hicaz demiryolu hattı güzergâhı incelemesine, Ürdün sınırından başlayarak bu hattın en son istasyonu olan Medine El-Münevvere istasyonuna kadar devam edilecektir. Bilindiği gibi hicaz demiryolu hattı üzerindeki istasyonların isimleri ve sayıları, 1912 yılında hazırlanan Salnâmede yer almaktadır. Fakat sözkonusu Salnamede, El-Azip (Vadi El-Haşiş) ve Viban istasyonlarından bahsedilmemektedir.
   Şekil 1: Osmalı Döneminde hazırlanan Hicaz Demiryolunun haritası

Önceki Sayfa
Sonraki Sayfa