Medine El-Münevvere bölgesi, çok eskiye dayanan tarihi eserleri ve çeşitli mimari yapılarıyla ön plana çıkmaktadır. Ticaret ve hac yolu olması itibariyle coğrafi konumu asırlar boyu kendisine büyük önem kazandırmıştır. Bunun yanı sıra geniş meralar, ovalar, vahalar, doğal kaynaklar ve özellikle de değerli madenler ve tam olarak da altın, gümüş ve bakır ocaklarının varlığı, Medine El-Münevvere’yi yerleşim için bir cazibe merkezi haline getirmiştir. Yesrib şehrinin kurulması ve kabilelerin buraya göç etmelerinden dolayı, İslam öncesinde de meşhur olan Medine El-Münevvere bölgesi, Peygamberimizin hicretinin ardından ününü daha da artırmıştır. Taybe veya Medine, İslam dinine davetin merkezi ve İslam Hilafetinin başkenti olmuştur. Bölgenin coğrafi genişliliği, topografik çeşitliliği ve doğal varlıklarından dolayı, buradaki tarihi ve mimari eserleri saymak mümkün değildir. Medine’de, Osmanlıların Peygamberimize duyduğu saygıdan dolayı, hiçbir binanın Ravza-ı Mutahhara’dan daha yüksek olmasına izin verilmemiştir.

   
   
   
Önceki Sayfa
Sonraki Sayfa