Kale

Kale hakkındaki bilgileri Evliya Çelebi’den öğrenmekteyiz: “I. Murad tarafından kuşatılan kalenin birçok yeri yıkılınca, gaziler hücum emri ile kaleyi fethettiğinde, Farsça “bugün” demek olan “Siruz” adı verilmiş; ama halk ağzında değişik olarak Serez diye söylenir. Resmî kayıtlarda Siroz diye yazılıdır. Osmanlı şehzâdesi İsa Çelebi’nin kardeşleriyle mücadelesi sırasında taht merkezi olmuştur. Dağlarında gümüş madenleri mevcuttur. Buna bağlı olarak Osmanlı döneminde burada bir darphane kurulmuştur. Dolayısıyla “Azze nasarahu duribe Siroz” damgalı birçok akçeye rastlanmaktadır. Siroz Kalesi bir dağ eteğinde, aşağı şehrin doğusunda, bir yalçın kara kaya üzerinde, doğudan batıya doğru uzunluğuna yapılmış, beş köşeli, taş yapı, güzel bir kaledir. İki kapısı vardır. Biri doğuya, biri batıya açılır. Ama kapılarının kanatları yoktur. Kalenin içinde yerleşim yoktur” (VII, 1966, s. 619-620). Günümüzde kale, ayakta değildir.
Önceki Sayfa
Sonraki Sayfa