Çelebi Sinan Bey Camii

Leonida ve Themistokles Sokaklarının oluşturduğu adada yer almaktadır. 13 Ocak 1938 tarihli Krallık emri ve Resmî Gazete’nin 20 Ocak 1938 tarih ve 18/A sayılı kararıyla tescillidir. Evliya Çelebi’de cami hakkında şu bilgiler verilmektedir: “Cami, kubbeli ve minarelidir. Kurşunla örtülü kubbesi vardır. Avlusunda yüksek bir çınar ağacı var ki beş adam elele verip ancak kucaklar. Sanki Akdeniz içinde İstanköy Kalesinin hendeği kenarındaki Lonca Köşkü Çınarı gibi büyük bir çınardır” (VIII, 1966, s.33). Evliya Çelebi’de kitabesi de verilmiştir. Kitabesinden 896 (1490-91) tarihinde inşa ettirildiği anlaşılmaktadır. Ancak, günümüzde kitabesi ve avlusundaki çınar ağacı yoktur. Çelebi Sinan Bey Camii Vakfiyesi; VGMA., 21 L 1272 (25 Haziran 1856) tarihli Defter Nu.:179/0, s.0142, Sıra Nu.:1115’te kayıtlıdır. Vakfı; VGMA., 17 M 1112 (4 Temmuz 1700) tarihli Atik Defter Nu.: 725, s.282’dedir. 29 Z 1133 (21 Ekim 1721)’te müezzinlik görevlendirmeleri yapılır (BOA., C.EV., 520/26297).

Mübadele sonrası çekilen bir fotoğrafından, etrafının yüksek avlu duvarlarıyla çevrili olduğu görülmektedir. Kare plânlı olan cami, sekizgen kasnak üzerine oturan bir kubbeye sahiptir. Kurşunlu örtülü kubbesini, otlar bürümüştür. Kesme taştan inşa edilen yapı, kirpi saçaklıdır. Kubbe kasnağının doğu tarafında “KIK” yazılı, ters yerleştirilmiş mermerden devşirme bir malzeme vardır. Şerefesine kadar ayakta olan minaresi, Selânik Alaca Caminin minaresiyle aynıdır. Minarenin baklava biçiminde tezyinâtlı gövdesinde, oyuklar meydana gelmiştir. Son cemaat yeri, ayakta değildir. Çelebi Sinan Bey Camii, ev, müzik aletleri atölyesi, mermerci ve keski atölyesi olarak kullanılmıştır (Matskani- Margie, 2005). İncelememiz esnasında ise, belediyenin kereste deposu olarak kullanılmaktaydı. Yaklaşık olarak 520 sene önce inşa edilen bu önemli caminin, acilen restorasyona ihtiyacı vardır.

Önceki Sayfa
Sonraki Sayfa