Atik Cami

Evliya Çelebi bu cami hakkında şunları söyler: “Aşağı Çarşı içinde, kurşun kaplı kubbesi ve yüksek yuvarlak bir minaresi vardır. Dar bir alanda olduğundan, avlusu yoktur. Sadece kıble kapısı önündeki avluda bir çeşmesi vardır. Musluklarından cemaat abdest alır. Kapısı üzerindeki tarihten Sultan Murad zamanında 787 (1385-86) tarihinde Çandarlı Halil Paşa tarafından yaptırılmış olduğu anlaşılmaktadır” (VII, 1966, s. 620-621).

Günümüze ulaşan resimlerinden, caminin üç bölümlü bir son cemaat yeri olduğu görülmektedir. Minaresi, tek şerefelidir. Caminin batı cephesinde bitişik kubbeli bölümler yer almaktadır. Tek kubbeli olan caminin kubbe kasnağı pencerelidir. Muhtemelen caminin planı, Mehmed Bey Camisine benzemekteydi. Cami 1719 yılında meydana gelen yangında yanmış ve 1837 yılında yeniden aslına uygun inşa edilmiştir. İkinci defa Sultan II. Mahmud’un emriyle tamir edilir (Pennas, 1966, s.508). Caminin ikinci defa tamir edildiğine dair kitabeyi, Selçuk Sultan Camii avlusunda tespit ettim. Muhtemelen caminin yıkılmasından sonra, kitabe alınarak buraya getirilmiştir. Kitabede; Caminin Sultan II.Mahmud tarafından 1252 (1836-37)’de yeniden yaptırıldığı yazılıdır.
 
Kitabenin transkripsiyonu şu şekildedir:

““Şâhinşahî-i kişver-güşâ, ehl-i îmâna pîşvâ Kıldı Mahmud hânı hem padişah, hem muktedâ Hayrâtıdır hadden füzûnü’l-tâfi dâim rûnümûn Ömrün anın hayyiçün itsün hemân bî-intihâ’ Sultân-ı âlî dest-gâh-ı pâdişâhî-i âlempenâh Şâhinşahî zıllullah elkabına oldur sezâ Pâyine rû-su’(?) eyledi İbrahim Paşa söyledi Bu câmi‘in sûk eyledi tecdîdini bi’l-ittika Emr eyleyüp ta‘mîrini fermân idüp tecdîdini Siroz’un ahâlisini kıldı sezâ-vâr atâ’ Du‘a-yı ömrü tâcdâr-ı mahfilde eyler bisimâr Olsun âlemde pâyidâr deyü mü’ezzinler nidâ Hâmim Rufâ‘î Terzibân târih dedi, cevhernişân Etdi şehinşâhî-i zemân nev câmi‘-i âlî binâ 1252”

1912 yılında Serez Bulgarlar tarafından işgal edildiğinde cami, Bulgarlarca Kiril ve Methodi’nin anısına Bulgar Kilisesine dönüştürülür. Şehirde başka Bulgar kilisesinin bulunmaması dolayısıyla, Metropol Kilisesi olarak kullanılır. Siroz 1913 Haziranında Yunanlılarca alınınca, Eski Cami resmî törenle Türklere teslim edilir. Bunun üzerine Bulgarlar tarafından yıkılan minarenin yerine yeni bir minare inşa edilir. Nüfus mübadelesinden sonra cami mübadele kapsamında bir emlak olarak Yunanistan Ulusal Bankası’nın mülkiyetine geçer. Daha sonra sivil halka kiralanır. Kahvehane, içkili-çalgılı meyhane ve sinema salonu olarak kullanılır. Yerine iş yerleri inşa edilmek üzere 1937’de yıktırılır (Pennas, 1966, s.508- 509). Cami-i Âtîk için Emin Ağazâde Elhac Ali Ağa Vakfı; VGMA., 16 Ş 1240 (5 Nisan 1825) tarihli Atik Defter Nu.: 725, s.90’da kayıtlıdır. Cami-i Âtîk için Hacı Ahmed Ağa Vakfı; VGMA., 25 Ş 1179 (6 Şubat 1766) tarihli Atik Defter Nu.: 725, s.98’de kayıtlıdır. Cami-i Âtîk için Hasan Ağa Para Vakfı; VGMA., 12 Ca 1115 (23 Eylül 1703) tarihli Atik Defter Nu.: 725, s.113’te ve Hasan Ağa Vakfı ise; VGMA., 15 Z 1128 (30 Kasım 1716) tarihli Atik Defter Nu.: 725, s.135’te kayıtlıdır

Önceki Sayfa
Sonraki Sayfa